LiNKLER

  • Ana Sayfa
  • Rehberturk
  • TürkAramamotoru
  • Müzik klipleri
  • Adam Kariyer
  • Doktor Sağlık
  • TürkHaberci

« Önceki | Sonraki »

12/9/2008

Sağlıklı bir eğitim yılı için sağlıklı dişler önemli

Sağlıklı bir eğitim yılı için sağlıklı dişler önemli


Günler kısalmaya havuzlar ve sokaklar boşalmaya başladı. Bu yılda çocukların okullara dönme zamanı geldi çattı. Okul döneminin başlamasıyla beraber hiç şüphe yok ki aileler çocuklarına yeni okul kıyafetleri ve okul gereçleri alıyorlar ve genel bir check up için doktora götürüyorlar. Peki tüm bunların dışında çocuğunuzun ağız ve diş sağlığının yeterince iyi olduğuna emin misiniz?

Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Onur Öztürk’ e göre diş çürükleri en sık görülen çocuk rahatsızlığıdır ve erkenden müdahale edilmezse daha büyük sorunlara neden olabilir.Sağlıklı dişlerle sorunsuz bir eğitim yılı geçirebilmek için yapılması gerekenleri Diş Hekimi Onur Öztürk’ten öğrendik;

*  Düzenli bir şekilde diş hekimini ziyaret ettirin; Süt dişleri organik madde içerdikleri için normal dişlere oranla daha çabuk çürürler.  Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Dişte oluşan çürüğü ancak dayanamayacak kadar ağrı hissettiklerinde fark ederler ki bu durum hem geç kalınmaya hem de okula gidememelerine neden olur. Diş çürüğüyle yaşamak ise çocuğunuzun konuşma, yemek yeme, uyuma, konsantre olma ve öğrenme becerilerini azaltır.

* Dişler günde 2 defa fırçalanmalı; Çocuklar dişlerini mutlaka günde iki defa iki dakika boyunca fırçalamalılar diyen Diş Hekimi Onur Öztürk bunun için ailelerin çocuklarına destek olmaları gerektiğini çeşitli oyunlarla bu alışkanlığı onlara kazandırmaları gerektiğini belirtiyor.

*  Beslenme çantasına özen gösterin; Çocuğunuzun beslenme çantasını düzenlerken sağlıklı besinlerden oluşmasına da özen gösterin. Unutmayı ki, sağlıklı beslenme genel sağlığımız kadar dişlerimiz içinde önemlidir

*  Cips çikolata gibi yiyecekleri sınırlandırın; Hem ağız sağlığı hem de genel sağlığını tehdit eden cips, çikolata gibi yiyecekler her çocuk için vazgeçilmezdir. Bu tür yiyecekleri yemesini engelleyemeseniz bile en azından sınırlandırın.

*  Günlük besinlerinin kalsiyum miktarı yüksek şeylerden oluşmasına dikkat edin; Daha sağlam dişler ve kemiklere sahip olabilmesi için süt, peynir gibi daha çok kalsiyum içeren besinleri gün içinde almasına dikkat edin.

*  Alışkanlıklar çocukken edinilmeli; İleride de sağlıklı dişlere sahip olabilmesi için diş fırçalama, sağlıklı beslenme gibi alışkanlıkları daha çocukken elde etmesinin önemini vurgulayan Diş Hekimi Onur Öztürk bu alışkanlığın bütün bir yaşam boyunca önemli olduğunun altını çiziyor.

12/9/2008

Ramazan'da taş hastalığına dikkat

Ramazan'da taş hastalığına dikkat

Ramazan ayı nedeniyle böbrek ve idrar yolları taş hastalığı olan bireyler bol bol su içmeliler.


Prof. Dr. Kemal Sarıca, taş hastalığının ülkemizde sık görülen ve tedavi edilmediğinde çoğu zaman ciddi tehlikelere yol açabilen bir problem olduğuna dikkat çekerek, "Mevcut taşların değişik yöntemlerle tedavi edilmesi ne kadar önemliyse, taş oluşumunun önlenmesi de en az o kadar önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.

Alınabilecek en pratik ve en etkili önlemin yeteri kadar sıvı tüketilmesi olduğunu ifade eden Sarıca, "Yapılan bilimsel çalışmalar günlük tüketilen su miktarı ile taş oluşumu arasında yakın bir ilişkinin varlığına işaret etmektedir.

Az sıvı tüketen bireylerde taş hastalığının sıklığında anlamlı bir artış olduğunu ortaya koymaktadır. Günlük yeterince sıvı tüketilmesi sağlıklı her birey için büyük önem taşırken, bu durum taş hastalarında daha da önem taşır.

Yeterli tüketilecek sıvı sayesinde taş oluşumuna yol açan yapı maddeleri idrar ile kolaylıkla atılabilecektir. Sıvı alımının azalması durumlarında ise bu maddeler idrarda yoğun halde bulunarak kolaylıkla çöküp, taş oluşturabilecektir" dedi.

Ramazan ayının taş hastaları için çok dikkat edilmesi gereken bir dönem olduğunu vurgulayan Sarıca, "Ramazan ayının giderek daha uzun günlere ve nispeten daha sıcak dönemlere yaklaşması da bu durumun önemini artırmaktadır.

Oruç dönemince sıvı alımının olmaması ve sıcak ortamlarda terleme yolu ile sıvı kaybının artması taş oluşumunu kolaylaştıracak önemli faktörlerdir. Bu sebeple, taş hastalarının iftar ile birlikte başlayarak sahur zamanına kadar en az 8-10 bardak sıvı almaları büyük önem taşımaktadır.

Suyun dışında tüketilecek sıvılar çoğu zaman suyun yerini alamayacağı gibi, bazı durumlarda bu hastalar için risk bile oluşturabilmektedir. Bu nedenle koyu çay, kola, kakaolu içecekler sınırlı tüketilmelidir.

Taş hastaları bu dönemde yeni taşlarının oluşabileceğini veya mevcut taşlarının daha da büyüyebileceğini akılda tutmalı, taş hastalığıyla ilgili ağrı, idrarda kanama ve yanma gibi şikayetlerin gelişmesi durumunda ilgili hekimlere başvurmalıdır" şeklinde konuştu.

12/9/2008

Öpüşmek insan ömrünü uzatıyor...

Öpüşmek ömrü 5 yıl uzatıyor

Stresi azaltır, ciğerlere iyi gelir, dişleri güçlendirir, kırışıklıklara karşı bire birdir. Bu bilgiler Uluslararası Öpüşme Günü nedeniyle açıklama yapan uzmanlardan...

Alman basınında 6 Temmuz Uluslararası Öpme Günü nedeniyle yer alan haberlerde, öpüşmenin insan sağlığına olumlu etkilerinin olduğu, ömrü 5 yıla kadar uzattığı belirtildi.
ABD’nin Los Angeles kentindeki Cinsel Davranış Kurumu uzmanları, bir insanın ömrü boyunca ortalama 100 bin öpücük (76 gün) dağıttığını, ateşli öpücüklerin mutluluk hormonu salgılarını artırdığını, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, yüzdeki 30 farklı kası aktifleştirerek cildin gerginleşmesi ve güzelleşmesini sağladığını belirttiler.
5 dakika öpüşmenin 50 kalori yaktığını vurgulayan doktorlar, öpme ve öpülmenin zayıflamaya da yardımcı olduğuna dikkat çekti.

Öpüşmenin 8 yararı


Uzmanlara göre öpüşmenin en önde gelen   8 yararı şöyle sıralanıyor:
1- Strese karşı iyidir. İnsulin ve adrenalin üretiminin artmasıyla, böbreküstü bezlerde adrenalinle birlikte stres hormonu kortisol azalır. Öpüşmeden sonra otomobil kullananlarda yapılan bir araştırma, sürücülerin daha az saldırgan tavır gösterdiğini gösterdi.
2- Kalp ritmini hızlandırarak, nabzı, normal bir idman temposu sayılan dakikada 110 vuruşa yükseltir.
3- Ciğerleri güçlendirir. Normalde dakikada 20 kez nefes alınırken öpüşme sırasında 60’a kadar çıkılır.
4- Yutkunmaya bire birdir. Öpüşmek yutkunma konusunda nefes tutmak gibi yöntemlerden daha etkilidir.
5- Kırışıkların düşmanıdır. 30 yüz kasını harekete geçirerek, cilde ve kırışıklıklara iyi gelir.
6- Zayıflatır: 2 dakika öpüşmeyle 15 kalori yakılır.
7- Aşı gibidir. Öpücük, bağışıklık sistemini uyarır ve antikor üretimini artırır. Öpüşmenin ruhu kanatlandırması da, bağışıklık sistemini güçlendiren ilave bir işlevdir.
8- Dişlere iyi gelir: Tükürük salgısı arttığından diş  minesi güçlenir. Ayrıca sık öpüşenler ağız sağlıklarına daha çok özen gösterir.

 

18/10/2007

Cep telefonu işitme kaybı yapıyor


Yeni bir araştırmada, günde bir saatten fazla cep telefonuyla konuşmanın işitme kaybına yol açabildiği saptandı. ABD'de bu hafta yapılan bir kulak-burun-boğaz konferansında sunulan araştırmada, cep telefonunu çok kullananların, özellikle yüksek frekanslı sesler sayılan s, f, h, t ve z ile başlayan kelimeleri anlamakta güçlük çektikleri belirlendi.

Daily Mail'in internet sitesindeki habere göre, araştırma, 18-25 yaş arasındaki 100 cep telefonu kullanıcısıyla kullanmayan 50 kişi karşılaştırılarak yapıldı. Araştırma sonucunda, 4 yıldan fazla bir süre günde bir saati aşkın cep telefonu kullananların sesleri ayırt etmede güçlük çektikleri belirlendi. Bilim adamları, sorunun özellikle çoğu insanın kullandığı sağ kulakta görüldüğünü belirttiler.

Hintli kulak-burun-boğaz uzmanı Nareş Panda, işitme kaybının sebebinin uzun süre cep telefonu kullanımından kaynaklanan radyasyonun iç kulakta tahribata yol açması olabileceğini söyledi.

18/10/2007

Sonbahar ayları geldi depresyona dikkat!

Mevsimsel depresyonu olanlar önlem almalı

Çağımızın hastalığı depresyon özellikle sonbahar mevsimi ile ilişkilendirilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Hüsnü Erkmen, “Bahar depresyonu özel bir depresyon tipi değildir. Yapılan çalışmalarda depresyonun mevsimsel olduğu ortaya konmuştur” dedi.

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında, tüm dünyada yapılan çeşitli etkinliklerle psikolojik sorunlara dikkat çekiliyor... Çağımızın hastalığı depresyon özellikle sonbahar mevsimi ile ilişkilendirilir. Sonbahar depresyonu var mı? Sonbaharı bahane mi ediyoruz? Hangi belirtiler depresyon habercisi?... Medical Park Bahçelievler Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Hüsnü Erkmen, mevsimsel depresyon ile ilgili sıkça gündeme gelen konulara açıklık getirdi.

Doç. Dr. Hüsnü Erkmen, toplumda sıkça dile getirilen bahar depresyonunun özel bir depresyon tipi olmadığına dikkat çekti: “Bahar depresyonu özel bir depresyon tipi değildir. Ancak bahar aylarında gelen depresyon tipine eskiden bu isim verilmiştir. Daha sonra yapılan çalışmalarda bu durumun sadece bahar mevsimine özel olmadığı bazı insanlarda depresyonun mevsimsel olduğu anlaşılmıştır. Bugün daha ziyade mevsimsel depresyondan bahsedilmektedir. Sadece bahar aylarında değil her mevsim ortaya çıkabilen depresyonlar vardır. “

Erkmen, mevsimin değişmesiyle birlikte ortaya çıkan duygusal değişiklikler hakkında bilgi verdi: “Mevsim değişiklikleri ile sadece hastalarda değil hemen herkeste duygusal değişiklikler oluşur. Çoğu insan ilkbaharda kendini coşkulu, sonbaharda  hüzünlü hisseder. Depresyon gibi bir duygulanım hastalığı olanlarda bu çok daha belirgindir. Genellikle ilkbahar ve yaz aylarında daha iyi hissetmek, sonbahar ve kış aylarında ise daha  kötü hissetmek şeklinde görülür. Ancak bunun tam tersi olan hastalar da vardır.”

Doç. Dr. Hüsnü Erkmen, mevsim değişikliği ile birlikte ortaya çıkan depresyona karşı önlem alınabileceğini belirtti: “Bazı mevsimlerde kişinin performansı belirgin olarak düşüyor ve depresyon belirtileri ortaya çıkıyorsa mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurmalı. Mevsimsel depresyonu zaten bilinen  kişiler ise psikiyatristleri ile çok iyi bir işbirliği yaparak mevsim başlamadan önce tedavilerini düzenlettirmeli, depresyon önleyici tedavi gerekiyorsa bunları uygulamalı, aktivitelerini ve normal yaşamlarını düzenli tutmaya çalışmalıdırlar.”

Doç. Dr. Hüsnü Erkmen, depresyon belirtilerini sıraladı: “Hastalık başladığı zaman kişide enerji ve ilgi azalır veya kaybolur, suçluluk duyguları, konsantrasyon güçlüğü, iştah kaybı, yaşamak istememe, ölüm ve intihar fikirleri ortaya çıkar. Duygusal olarak çökkündürler her şeye üzülürler. Ağlama sıklaşır ve kendisini ilgilendirmeyen şeyler için de ağlamalar başlar. Sıkıntı ve huzursuzluk vardır, hiç bir şeyden zevk alamaz olurlar, aktiviteleri azalır, işleri aksar, uyku bozulur, cinsel istek azalır, kendilerini yorgun hissederler, vücudun değişik yerlerinde ağrılar oluşur, ilişkileri aksar, toplumsal görevler ve mesleki işlevlerini gerçekleştiremezler.”

DEPRESYON TESTİ

En az iki hafta boyunca aşağıdaki yakınmalardan beşinin görülmesi depresyonu işaret ediyor.

1- Üzgün ve boş hissetme
2- Günün büyük bölümünde ilgi azalması ve zevk alma azalması
3- Nedensiz kilo alma veya kaybetme
4- Uykusuzluk veya aşırı uyuma
5- Yersiz aşırı hareketlilik veya uyuşukluk
6- Sürekli ve nedensiz yorgunluk, bitkinlik ve enerji kaybı
7- Değersizlik ve suçluluk duyguları
8- Düşünme konsantre olma yetisinin azalması, kararsızlık
9- Ölüm ve intihar düşünceleri, intihar planları yapmak.

Blogcu ile yapıldı