Genç kız sağlığı
Dış görünüşünüzde meydana gelen değişiklikler
Ergenlik döneminin başlaması ile beraber önce kalçalar yuvarlaklaşmaya başlar, bunu cinsel organların etrafında ve koltuk altında tüylerin belirmesi takip eder. Göğüslerin büyüklüğü ve şekli değişir. Bu değişiklikler kişilere göre hızlı veya yavaş olabilir. Özellikle koltuk altındandaha fazla terleme başlar. Bu dönemde hormonların etkisi ile ciltte yağlanma artar ve sivilceler çıkar.
Ergenlik döneminden itibaren daha fazla salınmaya başlayan cinsiyet hormonlarının etkisi ile adet kanamaları ve adet siklusları başlar. Hormonların etkisiile duygu ve davranışlar da değişir, psikolojik yapı değişerek çocuk kişiliğinden genç kız kişiliğine geçilir.
İÇ VE DIŞ GENİTAL ORGANLAR
Üreme organları iç ve dış genital organlardan oluşur. Üreme ve cinsel fonksiyonlar beyinden gelen kimyasal sinyallerin kontrolünde bu organlarda gerçekleşir.
Dış Genital Organlar: Dış genital organlar vulva adı verilen iç ve dış dudaklar, klitoris, hiymen (kızlık zarı) ve çeşitli bezlerden oluşur. Vajinanın açıklığını çevreleyen iç ve dış dudaklar, yağ dokusu, ter bezleri ve kıl köklerini içeren deri kıvrımlarıdır. Vulva iç kısımda bulunan vajinanın girişini ve üretrayı (idrar deliğini) dış etkilerden korur. Klitoris erkekte penisi oluşturan yapının kadınlardaki kalıntısıdır. Hiymen (kızlık zarı) vajinanın girişini kaplayan ince bir zardır. Bu zarın kenarları arasındaki delikten adet kanı dışarıya akar.
İç Genital Organlar: İç genital organlar vajina, serviks (rahim ağzı), uterus (rahim), fallop tüpleri (yumurtalık kanalları) ve yumurtalıklardan oluşur.
Vajina, vulvadan rahme doğru uzanan ve kaslardan oluşan bir yapıdır.
Serviks (rahim ağzı) rahmin daralan uç kısmıdır. Vajina ile rahim arasındaki bağlantıyı sağlar. Rahim ağzındaki açıklık adet kanının geçmesine izin verirken mikropların rahme ulaşmasını engeller.
Uterus (rahim) armut şeklinde bir organdır. Rahim endometrium adı verilen ve her adet döneminde kalınlaşıp adet kanaması ile dökülen bir doku ile kaplıdır. Bu doku gebelik sırasında bebeğin yerleşmesine ve gelişmesine olanak sağlar. Rahim, vajinadan rahim ağzı ile yayılır.
Fallop tüpleri (yumurtalık kanalları) rahim ile yumurtalıklar arasında uzanan kanallardır. Yumurtalıklardan salınan yumurtanın döllenmesi bu tüplerde gerçekleşir. Döllenen yumurta tüplerden geçerek rahme ulaşır.
Yumurtalıklar rahmin iki yanında bulunan ceviz büyüklüğünde yapılardır. Kadınlık hormonlarını salgılayan yumurtalıklardan ergenlik döneminden menopoz dönemine kadar her ay bir yumurta olgunlaşarak atılır.
ADET SİKLUSU
Ergenlik
döneminde beyinden gelen uyarılar, yumurtalıklardan östrojen ve
progesteron adı verilen hormonların salınmasını sağlar. Adet
siklusu bu hormonlar tarafından düzenlenir. Kız çocukları doğduğunda
yumurtalıklarında 400.000 civarında yumurta vardır. Doğumdan ergenlik
dönemine dek geçen süre içinde yumurtaların bir kısmı dejenere olur.
Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta
olgunlaşarak atılır. İlk adet kanamasına menarş denir. Adet kanaması
9-16 yaşları arasında başlar.
1-14 Gün: Bu günler siklusun östrojen fazı olarak da adlandırılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün östrojen en düşük düzeydedir.
Hipofiz bezine gönderilen sinyaller ile FSH adı verilen hormon salınır, bu hormon yumurtalıklardan östrojen üretimini uyarır.
1. Gün: Adet
kanaması başlar. Miktarı önemli olmamakla birlikte kanamanın başladığı
ilk gün siklusun 1. günü
olarak sayılır. Kanama genellikle 28 günde bir görülür. Bu dönemde
yumurtalıklardan salınan yumurta döllenmediği takdirde rahmin iç
tabakası ile beraber atılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün sancılı
geçebilir.
2-5. Gün: Kanama
giderek azalır.
6. Gün: Kanama durur, bu arada yumurtalıklarda folikül adı verilen kese içinde bulunna yumurta büyümeye devam eder.
7-12. Gün: Yumurtayı içinde bulunduran kesecik büyür ve östrojen üretimi devam eder.
Rahmin iç tabakası giderek kalınlaşır.
13-14. Gün:
Ovulasyon (yumurtlama), olgunluğa erişen yumurtanın yumurtalıklardan
salınmasıdır. Bu dönemde cinseli lişkide bulunulursa gebelik
gerçekleşebilir. Ovulasyonun (yumurtlamanın)
gerçekleştiği günlerde karnın alt kısmında ve kasıklarda hafif ağrı
olabilir. Çok az kanamanın da görülebildiği bugünlerde vücut ısısı
artar.
15-28. Gün: Adet siklusunun ikinci yarısında yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon
salınır. Progesteronun etkisi ile rahminiç tabakası kalınlaşarak gebeliğe hazırlanır.
15-18. Gün: Yumurtalıklardan salınan yumurta tüpler aracılığı ile rahme gelir. Bu arada östrojen düzeyi düşmeye başlar ve yumurtalıklardan
progesteron adı verilen hormon salınır.
19-20. Gün:
Rahim gebeliğe hazırdır. Progesteron endometrium adı verilen rahmin iç
tabakasının kalınlığını arttırır. Premenstrual sendroma da neden olan
bu hormon duygusal değişikliklere ve
ciltte bozukluklara yol açar.
21-28. Gün: Progesteron
ve östrojen yüksekliği devam eder. Bunlar göğüslerde ağrı ve
hassasiyete, vücutta su toplanmasına ve belli gıdalara karşı aşırı
istek duyulmasına neden olur. Tuzlu gıdalar
yenildiğinde vücutta şişlik artar. Yumurta döllenmediği zaman gebelik
oluşmaz, progesteron ve östrojen düzeyi düşer ve adet kanaması başlar.
ADET SİKLUSU İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Adet kanamaları başlamadıysa?
Adet kanamaları 9-16 yaşları arasında başlar. Spor yapan
kızların yanında çok zayıf olan ve gelişmenin başladığı dönemlerde kilo
veren kızlarda da menarş (ilk adet kanaması) gecikebilir.Genç kız 15
yaşına gelmesine rağmen hala adet kanamaları
başlamadıysa bir hekime başvurup kontrolden geçmesi gerekir. Hekim
genital organları kontrol eder. Bazı kızlarda vajinanın girişinde
bulunan zarda normalde bulunması gerken ve adet kanının dışarı akmasına
olanak veren açıklık bulunmaz. Çok nadir
vakalarda ise vajina veya rahim gelişmemiş olabilir.
Adet kanamaları hangi sıklıkla olur?
Adet
kanaması ayda bir olur. 25-30 gün arasında süren adet siklusları
normaldir. Adet kanaması 3-7 gün s ürer. İlk günlerde daha fazla
olan kanama giderek azalır. Adet kanamalarının başladığı dönemlerde bu
kanamalar her ay aynı şiddette olmayabilir. Kanama bir ay daha fazla,
diğer ay çok daha az olabilir.
Adet kanamaları düzensizse?
Adet
kanamaları vücut
ağırlığı, diyet, heyecan, stres, egzersiz ve hastalıklardan etkilenerek
düzensizleşebilir. İlk yıllarda adet sikluslarının uzunluğu değişir.
İlk 1-2 yıl adet kanamalarının düzensiz olması normaldir. Menarştan
sonra üreme organları ve hormonların uyum
içinde çalışmasının düzene girmesi zaman alır.
Adet siklusları çok uzunsa?
Bazı
kızlar yılda sadece 3-4 kez adet görür. Stres, ağır egzersiz, ani kilo
kaybı ve diyet nedeni ile adet siklusları çok uzun sürebilir. Bunun
dışında
hormonal dengesizlikler de bu sürenin uzamasına yolaçar. Polikistik
over sendromu adı verilen kilo fazlalığı, aşırı tüylenme ve adet
düzensizliklerinin görüldüğü durumda yılda sadece 3-4 kez adet görülür.
Adet siklusları çok kısaysa?
Stres, bazı tip egzersizler ve yaşam tarzındaki değişiklikler
nedeni ile adet siklusları 21 günden daha kısa sürebilir. Bu durumda
hekime başvurarak kontrolden geçmek gerekir. Fazla kanama kansızlığa
neden olur. Kansız olan kişiler demir
içeren besinlerden daha fazla yemeli veya demir hapları kullanmalıdır.
Adet kanamalarının kaç günde bir olduğu, kanamanın kaç gün sürdüğü,
kanama miktarı ve kramp gibi şikayetler not edilerek hekime
iletilmelidir.
Bir ay adet görmemek
önemli midir?
Stres,
hastalık, kilo kaybı gibi nedenlere bağlı olarak birkaç ay adet
görülmeyebilir. Birkaç ay adet kanaması olmadığında hekime başvurulması
gerekir.
Adet kanaması sırasında ne gibi ürünler kullanılmalıdır?
Adet kanaması sırasında en sık kullanılan ürünler pedlerdir.
Bunlar iç çamaşırına yerleştirilen ve emiciliği fazla olan ürünlerdir.
Bunlar adet kanını emerek, pedin iç katlarına alır. Bir diğer yöntem
ise tampon kullanımıdır. Tampon ülkemizde
çok yaygın kullanılmayan bir üründür. Genç kızlar için üretilmiş ve
vajinanın girişindeki zara zarar vermeyen tipleri de vardır. Cinsel
hayatı aktif olan kişiler tamponu daha rahat kullanır. Tampon
kullanırken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar
vardır. Tampon kullanılması Toksik Şok Sendromu olarak adlandırılan
önemli bir sağlık sorununa neden olabilir. Tampon kullanan kişilerin
tamponu mutlaka 4-6 saatte bir değiştirmeleri ve temizlik kurallarına
çok dikkat etmeleri gerekir.
Adet kanaması sırasında denize girilebilir mi?
Eskiden
bu dönemde denize girilmemesi, spor yapılmaması ve normlade yapılan bir
çok aktiviteden uzak durulması gerektiğine inanılırdı. Gerekli korunma
sağlandığında yüzme ve diğer
sporlar yapılabilir. Ağrı ve krampları olan genç kızlar bu aktiviteleri
yapmaktan kaçınmalıdır.
Premenstrual Sendrom (PMS) nedir?
Premenstrual
Sendrom (PMS) bir çok genç kızın karşılaştığı bir durumdur.
Premenstrual Sendroma
bağlı yakınmalar adet kanamasından 1-2 hafta önce başlar. Duygusal
değişiklikler, göğüslerde ağrı ve hassasiyet, vücutta şişlik,
sivilcelerin çıkması ve yorgunluk en sık görülen yakınmalardır. Bu
yakınmalar adet kanamasının başlaması ile geçer. PMS
yumurtlama döneminden sonra görülür. Östrojen ve progesteron hormonları
beraberce bu bulgulara neden olabilir. Sağlıklı beslenmek, fazla
karbonhidrat içeren öğünlerden, çikolatadan, çok tuzlu yiyeceklerden,
kafein içeren kolalı içecekler ve kahveden
uzak durmak ve dinlenmek ve bu yakınmaları önleyebilir.
Adet kanaması sırasında görülen kamplara ne yol açar?
Genç
kızların bir kısmı adet kanaması başlamadan önce ve kanama sırasında
karın ve kasık bölgesinde şiddetli
ağrılardan yakınır. Bu kramplar genellikle hafif olmasına rağmen bazen
genç kızların günlük yaşantısını devam ettirmesini engelleyebilecek
kadar şiddetli olabilir. Genç kızların yarısından çoğu kramplardan
yakınırken, her 7 genç kızdan birinde
ağrılar çok şiddetlidir. Adet kanaması ile rahmin iç tabakası dökülmeye
başlar ve prostoglandin adı verilen maddeler salınır. Prostoglandinler
rahimdeki düz kasların kasılmasına neden olur. Rahimdeki düz kasların
kasılması sırasında şiddetli kramplar
hissedilebilir. Prostoglandin düzeyi bazen çok yükselir bu durum
ağrının çok fazla olmasına neden olur. Rahim ile rahim ağzı arasındaki
kanalın dar olduğu genç kızlarda bu kramplar daha şiddetli olur. Ayrıca
stres de bu krampların şiddetini
arttırabilir.
Adet kanaması sırasındaki kramplara başka yakınmalar da eşlik eder mi?
Bu
kramplara baş ağrısı, bulantı, kusma, sık idrara çıkma ve barsak
hareketlerindeki değişikliklere bağlı ishal veya kabızlık eşlik
edebilir.
Kramplar nasıl tedavi edilir?
Yeteri kadar
dinlenme, uyku ve düzenli egzersiz yapılması krampların şiddetini
azaltır. Karın bölgesine sıcak pedlerin yerleştirilmesi de ağrıyı
azaltabilir. Karın bölgesine sıcak su torbası
uygulanabilir, fakat kullanılan su çok sıcak olmamalıdır. Prostoglandin
üretimini azaltan ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrı kesicileri
kullanmaya kramplar şiddetlenmeden başlamak gerekir. Ağrı kesicileri
kullanmaya tahmini adet kanamasından bir gün
önce başlanması ve ilaca kanama başladıktan sonra 1-2 gün daha devam
edilmesi önerilir.
Ağrı kesiciler adet kanamasının artmasına neden olur mu?
Aspirin
dışındaki ağrı kesiciler kanamanın artmasına neden olmaz. Ağrı
kesicileri
kullanmadan önce hekime danışılması ve ilacın yan etkilerinin
öğrenilmesi gerekir. Başkalarında herhangi bir probleme neden olmayan
bir ilaç size zararlı olabilir.
Adet döneminde sigara içmek zararlı mıdır?
Sigara
içmek
sağlığınızı olumsuz etkiler. Yapılan bilimsel çalışmalarda sigagranın
üreme sağlığını da olmusuz etkilediği gösterilmiştir. Sigaranın
içerdiği nikotin kan damarlarının büzüşmesine ve organların oksijen
ihtiyacının karşılanamamasına yolaçar. Sigara
adet sikluslarınnı düzenini bozarak ileride çocuk sahibi olmayı
zorlaştırabilir.
Adet kanaması sırasında pıhtıların gelmesi normal midir?
Kanamanın
fazla ve krampların olduğu ilk günlerde pıhtıların gelmesi normaldir.
Vücudunuzda pıhtılaşmayı önleyen faktörler üretilir. Kanamanın çok
yoğun olduğu günlerde üretilen bu faktörler yetersiz kalabilir ve
pıhtılaşma olur. Fakat her zamankinden büyük pıhtılar geliyorsa hekime
başvurulması gerekir.
Adet
kanamaları arasındaki dönemde de kanama olur mu?
Adet
kanamaları arasındaki dönemde lekelenme şeklinde kanamalar olabilir.
Ara kanamaların en sık nedeni yumurtlama döneminde (yumurta
çatladığında) görülen kanamadır. Bu durum endişelenmeyi
gerektirmez. Üreme organlarındaki enfeksiyonlar ve tümörler de ara
kanamalara ve lekelenmelere yolaçar.
JİNEKOLOJİK MUAYENE
İlk jinekolojik muayeneden korkmayın
Jinekoloji,
cinsel sağlığı ve üreme sağlığını
korumaya yönelik kadınlara özel tıbbi bir bakımdır. Bu bakım,
hastalıklardan korur, kanserlerin erken tanısını, üreme organlarını
etkileyen enfeksiyonların erken tanı ve tedavisini ve daha sonra
görülebilecek kısırlık gibi komplikasyonların
önlenmesini sağlar.
Jinekoloğa başvurulduğunda yapılacak işlemler
Bir
çok genç kız için ilk jinekolojik muayene oldukça tedirgin edici
gözükse de önemi düşünülmdüğünde bu randevunun kesinlikle ertelenmemesi
gerekir. Bir genç
kızın bu randevuda nelerle karşılaşacağını bilmesi endişelerini
yenmesinde yardımcı olur. Öncelikle kişisel, ailesel, cinsel ve tıbbi
öyküler alınır. Jinekolojik muayene yapılır ve laboratuvar testleri
istenir. Muayenenin adet kanamasının olmadığı
bir dönemde yapılması gerekir. Adet kanaması hem laboratuvar
testlerinin sonuçlarını hem de muayeneyi etkiler. Muayene önesindeki
birkaç gün vajinal duş ve krem kullanımından kaçınmak gerekir.
Sorulmak istenen soruların belirlenmesi;
Jinekologla ilk randevudan önce sorulmak istenen soruların
belirlenerek not alınması randevunun daha verimli geçmesini sağlar.
Jinekoloğa verilen bilgilerin ve aktarılan şikayetlerin eksiksiz olması
gerekir. Jinekoloğa verilen tüm özel
bilgiler gizli kalır. Yanlış ya da eksik bilgi verilmesi tedaviyi ve
sorunların belirlenmesini olumsuz etkiler.
İlk jinekolojik muayenede doktora verilmesi gereken bilgiler nelerdir?
Tıbbi öyküde neler aktarılmalı;
Birçok genç kız ilk jinekolojik muayene öncesinde son derece tedirgin olur. Oysa jinekolojik muayene ağrıya yol açmayan kolay ve beş dakikadan fazla sürmeyen bir işlemdir. İlk muayene öncesinde kişinin kendini rahatsız hissetmesi son derece doğaldır ve muayenede neler yapılacağı konusunda önceden bilgi sahibi olmak endişeleri azaltır. Muayene nasıl yapılır? Jinekolojik muayene ile genital organların durumu ve jinekolojik problemler değerlendirilir. Jinekolojik muayene için iç çamaşırının çıkarılıp, jinekolojik muayene masasına yatılması istenir. Bu sırada karın ve bacakların örtülebileceği bir örtü verilir ve muayene başlamadan önce masanın uç kısmına kayarak ayakların muayene masasının iki yanında bulunan özel ataçmanlara geçirilmesi istenir. Doktorun muayene yapabilmesi için bacakları ayırarak yatmak gerekir. Bu pozisyonda kişinin kendini rahat bırakması muayene işlemini çok kolaylaştırır. Doktor eldiven giyerek dış genital organları muayene eder. Kızarıklık, tahriş, kist ve siğil olup olmadığını kontrol eder. Çok kısa süren bu işlem herhangi bir acı vermez. Karından yapılacak ultrasonografi ile üreme organları değerlendirilir. Jinekolojik muayene sonrasında doktor idrar tahlili ve kan sayımı gibi birkaç tahlil isteyebilir. Jinekolojik açıdan ilk muayene için “18 yaş”tan bahsedilse de yaşa bakılmadan mutlaka jinekolojik kontrolden geçilmesini gerektiren durumlar vardır; GENİTAL HİJYEN VE ENFEKSİYONLAR Genital hijyenin sağlanması, kadın sağlığı ve üreme sağlığının korunmasındaki en önemli basamaktır. Sağlıklı bir genç kızda genital organlar flora olarak adlandırılan birçok mikroorganizmayı içerir. Bu mikroorganizmalar arasındaki dengenin bozulması enfeksiyonlara yol açarak üreme sağlığına zarar verebilir. Genital temizlik nasıl yapılmalı? Adet kanaması sırasında genital temizlik nasıl yapılmalı? Sağlıklı vajina
nasıl olmalıdır? vajinal mantar enfeksiyonlarının sık görülmesine yol açar. Hijyenik kurallara dikkat edilerek bu enfeksiyonlardan korunmak mümkündür. Bu enfeksiyona ait yakınmalarınız olduğunda mutlaka hekime danışarak tedavi olmanız gerekir. ERGENLİK DÖNEMİNDE SIK KARŞILAŞILAN DİĞER PROBLEMLER Ergenlik döneminde yüzde tüylenme olur mu? Ergenlik döneminde androjenler (erkeklik hormonları) arttığı için bir miktar tüylenme olur. Tüylenme fazla ve adet kanamaları da düzensiz ise bir hekime başvurulması gerekir. Pilikistik over sendromu olarak adlandırılan hastalıkta aşırı tüylenme, adet düzensizlikleri, sivilcelenme ve şişmanlık görülür. Bu hastalığın tanısı ultrasonografik inceleme ile konur ve hormon preparatları ile tedavi yapılır. Kilo verilmesi de hastalığın tedavisinde önemli bir basamaktır. Fazla spor yapmak zararlı mıdır? Düzenli egzersiz ve spor yapmak sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Fazla ve ağır spor yapan genç kızlarda bu duruma beslenme bozukluğu eklendiğinde östrojen (kadınlık hormonu) azalır. Adet sikluslarının düzeni bozulur ve amenore (adet kanamasının hiç olmaması) görülür. Östrojen eksikliğine bağlı kemik erimesi başlar. Ağır spor yapan kızların % 60’ında amenore görülür. Aşağıdaki bulgular görüldüğünde hemen hekime başvurulması gerekir. Bu durum uzun süre tedavi edilmediğinde kemiklere, üreme sağlığına ve kalbe kalıcı zararlar verebilir. Beslenme düzenlenerek, kalsiyum ve vitamin takviyesi yapılmalıdır. Gerektiğinde hormon preparatları da kullanılabilir. Fazla spor yapıldığında; Adet kanamalarının tarihleri kaydedilerek izlenmeli, Öğün atlamadan ve düzenli beslenmeli, Bayan atletlerle çalışan diyetisyenlerden beslenme ile ilgili tavsiyeler alınarak, gerektiğinde vitamin, kalsiyum ve demir takviyesi yapılmalı, Sporu genç kızın kendisi için yaptığı ve sağlığın her şeyden önemli olduğu unutulmamalı. Ergenlik dönemi niye gecikir? |



0 yorum yazılmıştır